Yabancıya Aynı Konutla "Tek" Vatandaşlık Sınırlaması Yasası
Bildiğimiz üzere; Yabancıların Türk Vatandaşlığı kazanımını kolaylaştıran düzenlemeler 18 Eylül 2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanmıştı. Bu düzenlemeler uyarınca; en az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz ya da Türk lirası tutarında taşınmazın satış bedelinin peşin olarak yatırdığı ve bu taşınmazın satışına ilişkin noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 3 yıl süreyle devrinin yapılmayacağı ve terkin edilmeyeceğine ilişkin taahhüt ile birlikte tapuya şerh verdiği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca tespit edilen yabancılar bu düzenlemeler uyarınca Türk vatandaşlığına hak kazanacağı düzenlenmiştir.
Ancak bu konuda oluşan bazı suistimallerin önüne geçmek amacı ile 30/05/2019 tarih ve 2019/5 sayılı genelge 22.03.2021 tarihinde yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca; Satış ya da satış vaadi yoluyla Türk vatandaşlığı kazanıldıktan sonra aynı taşınmaz veya taşınmaz hissesi tekrar vatandaşlık kazanımına konu edilemez. Taahhüt edilen 3 yıllık süre dolduktan sonra, aynı taşınmaz maliki değişse dahi, başka bir yabancı kişi tarafından satış ya da satış vaadine konu edilerek Türk vatandaşlığı amaçlı edinimi ve uygunluk belgesi verilmesi mümkün değildir.
Yine bu düzenleme uyarınca; Bir yabancının sahip olduğu bir mülk bir Türk şirketine devir edildiyse vatandaşlık için bu mülkü alacak kişi ilk devredenin eşi, çocuğu veya aynı uyruğa sahip bir yabancı olamayacak. Bu düzenleme ile; aynı gayrimenkullerin aile bireyleri arasında veya şirkete devredip oradan şahsa satarak yapılan ve 3 yıl satmama süresi geçince vatandaşlık kazanması için döndürülmesinin önüne geçilecek.
Bir diğer değişiklik ise geri alım taahhütleri ile yapılan satışlar için yapıldı. Şöyle ki ; Taşınmazı satan firmanın mülklü taahhüt süresi bittiğinde yani 3 yıl sonunda aynı inşaat firması tarafından verilen taahhüt uyarınca geri alınması durumunda konunun Tapu ve Kadastro konu Genel Müdürlüğe intikal ettirileceği ve Türk vatandaşlığı kazanımına esas teşkil eden uygunluk belgesi durumunun yeniden değerlendirileceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler ile şaibeli satışların ve suistimallerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu kurucusu
Elvan Kakıcı Şimşek